Müzik Evrenseldir de İnsanlık Bireysel midir?

Gazetede; “İşte grubun şaşırtan kulis istekleri” başlığını görmeseydim, 40yaşıma kadar haberdar olmadığım Red Hot Chili Peppers adlı rock grubundan haberdar olma şansını, bir daha ne zaman yakalardım bilmiyorum.

Yedi Grammy sahibi multiplatinumlu, her yaştan dinleyiciyi büyülemeyi başarmış, 60 milyon üzerinde albüm satışı yapmış,30yıllık bu rock grubunu her ne kadarben bilmiyorsam da, meğer benim ülkemde, gelmelerini uzun yıllardır bekleyen insanlar varmış. Öyle ki, eylül ayında verecekleri konserin biletlerinin %95’i şimdiden satılmış.

Habere konu olan “Şaşırtan istekleri” mi?... Şöyle…

Aile-çocuk odası ve meditasyon odası

Bu odalarda canlı ağaç

Kuliste deri ya da plastik eşya yok

Ve bir de kendi organik şefleri

Neresi şaşırtıcı?.. Ben bu kadar ünlü olsam ve gazetelerin beni yere göğe koyamadığı bir ülkeye gidecek olsam ve altı kategoride biletlerim satışa sunulsa, değil ağacı, ormanı yine isterdim… Kendi organik şefimle yetinmez, kulisin hemen yanı başında organik bahçede organik hayvan ve sebze- meyve yetiştirilmesini de isterdim… Değilse de, gitmezdim… 

Biletlerin kategorisi demişken;

Kategori 1:150TL (tükenmiş)
Kategori 2: 125 TL (tükenmiş)
Kategori 3:75TL
Diamond Platform (VIP Alan):  850TL
Platinum Ring (SAHNE ÖNÜ): 600 TL
Golden Ring (SAHNE ÖNÜ): 450 TL

Hah işte!... Sabahtan beri gelmek istediğim nokta… Ortada şaşırtan bir şey varsa asıl, o şaşırtan şey, işte bu rakamlardır… El alemin isteği mi biter?.. Hem; şımarıkça, kaprisli isteklerin bir sınırı mı var ki, şaşıralım ey gazete! Asıl şaşırtıcı olan;

İşsizliğin kol, gençlerin serseri mayın gibi gezdiği,

Açlık sınırının 1047, yoksulluk sınırının 3312TL ve asgari ücretin bu rakamların çok altında olduğu,

50TL için, 50adam boğazlayacak 50tane insanın bulunduğu,

Yemeye ekmek bulamayan insanların var olduğu bir ülkenin en kalabalık şehrinde bu fiyatlarda satışa sunulan biletlerin %95’inin tükenmiş olması ve sizlerin de bunu görmezden gelmesidir.

Kimsenin ne keyfinin kâhyasıyız ne de harcadıkları paranın sahibi…

850TL verip sahneyanında kurulan platformda birileri, kokteyl ve yiyeceklerden sınırsızca atıştırıp bir yandan içkisini içerken diğer yandan da sallanmak isteyebilir, hatta arada dönüp sevgilisini öpe de bilir.

Ancak, duyarlı gazetecilik, topluma sorumluluk hisseden gazetecilik, el alemin kapris dolu isteklerini haber yapmak yerine, konsere gidebilmek için gençlerin parayı nasıl temin ettiklerini sorgulayandır.

Dünyanın incisi İstanbul Boğazı’nı yapay göl zannedenleri çarşaf çarşaf pazarlamak yerine,

Biz bu kadar yabancı hayranı mıyız gerçekten?...

Biz yabancılara para kazandıracak, paramızı çarçur edecek kadar zengin miyiz gerçekten?...

Biz etrafımızda bu kadar olup bitene bu kadar duyarsız mıyız gerçekten?... diye düşünen ve düşünmeye sevk edendir.

Ama görünen o ki, ne gazetecilik sorumlu gazetecilik, ne de toplum sorumlu toplum….

Ha şimdi kalkıp da kimse bana azıcık düşünmek yerine; “Ama müzik evrenseldir” demesin… Zira ben de;

Müzik evrenseldir de insanlık bireysel midir, diye sorarım...

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !